ikimizde biliyorduk
bir gün bu cümlelerin yazılacağını
hep görüntünden çalıyor zaman
sararıyorsun kafamın içinde
oysa ne gerekiyorsa yapmadım mı?
sulamadım mı, kurtlarından ayıklamadım mı,
bir büyünün içinde hep ilkbaharda yaşatmadım mı
dalına sıkıca yapıştığın
hatırayı?
anlamıyorum
kaç kere ölünür, anlamıyorum.
oradan güzel görünüyor mu burası?
sayısız çirkinlik kaplıyor çünkü beni,
etrafımı
her
şey ayrılıyor özünden
anlamı ve çağrışımı ayrı ayrı
beliriyor
zihinlerde artık kelimelerin
bembeyaz tüyler dökülüyor
üstüme
melek kanatlarından kopmuş tüyler
yorgan gibi kaplıyorum üstünü
sıcacık
mezarına
her gün döktüğüm sular gibi
hala üşüyor musun?